Fatih Terim, 23 Mart Pazartesi akşamı Twitter hesabından koronavirüs test sonucunun pozitif olduğunu açıkladı. [1]

Avrupa’nın 5 büyük liginin oynandığı İtalya 9 Mart’ta, İspanya 12 Mart’ta, Fransa & İngiltere & Almanya ise 13 Mart’ta maçları ertelediğini ilan etti. [2]

Türkiye’de 13–16 Mart tarihlerindeki lig maçları seyircisiz oynandı. Birçok futbolcu ve teknik direktör bu duruma tepki gösterdi. Fatih Terim, Beşiktaş ile oynadıkları derbi maçı sonrasında “Burada 850 resmi görevli var. Bizim canımız, ailemiz yok mu?” diye sorarken, Gençlerbirliği Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu ise Avrupa’da bazı sporcularda koronavirüs çıkmasını işaret ederek “İlla bizlerde de virüs mü çıkması gerekiyor?” diye sordu. Trabzonspor futbolcusu John Obi Mikel, Türkiye’de maçların devam etmesini protesto ederek kontratını fes edip Türkiye’den ayrıldı. Ayrılırken “Herkes bu kritik zamanlarda ailesiyle ve sevdikleriyle olmalı. Şu şartlarda futbol oynamak istemiyorum.” dedi. [3]

Bu gelişmeler karşısında Türkiye Futbol Federasyonu 17 Mart’ta liglerin seyircisiz oynanmaya devam edeceğini yeniden ilan etti. Başta Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı olmak üzere çok sayıda yönetici ve futbolcu bu karara sosyal medya üzerinden tepki gösterdi. Son olarak 18 Mart’ta Uluslararası Profesyonel Futbolcular Birliği (FIFPro) Türkiye’deki maçların ertelenmesini talep etti. [4]

19 Mart günü Gençlik ve Spor Bakanlığı tüm liglerin ertelendiğini açıkladı.

Böylece Türkiye, Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) içerisinde maçları en son erteleyen ülke oldu. Bununla birlikte UEFA ve diğer ülkelerin de ligleri erteleme kararında epey geciktiğini söyleyebiliriz. Aşağıdaki tabloda 5 büyük futbol ülkesinde yaşanan koronavirüs vakaları ve futbola etkisini özetle göstermeye çalıştım.

Tabloda da gözüktüğü üzere, Avrupa’nın 5 büyük futbol liginin oynandığı ülkeler ve UEFA, ilk ölümlü vakanın ardından bazı maçları erteleyip bazılarını da seyircisiz oynatarak ligleri sürdürmeyi denemiş.

Futbol ligi tatil edildiğinde İtalya’da 463, İspanya’da 86, Fransa’da 79, İngiltere’de 11, Almanya’da 8 ve Türkiye’de 4 ölümlü vaka vardı. [5]

Yukarıdaki tabloda yer alan tüm futbol organizasyonlarının amacı: İnsanların futbol oyunundan keyif alarak bir araya gelmesini sağlamak. Bu konuda başarılı ve başarısız örnekler bulunmakla birlikte tüm organizasyonlar bunu sağlamaya çalışıyor.

Koronavirüs salgınında devletler maalesef yeterince birlikte hareket edemiyor. Serdar Kuzuluoğlu’nun yazdığı gibi “Nimetlerini küreselleştiren dünya, külfetlerini yerelleştirme peşinde.”[6]. Ayrıca bilgi kirliliğinin getirdiği panik ortamını da düşünecek olursak, karar vericiler için zor bir süreç yaşandığını söyleyebiliriz.

Futbol organizasyonlarının da liglerin ertelenmesiyle ilgili kararı hızlıca alamaması bu yönüyle anlaşılabilir. Fakat, “maçları seyircisiz oynatarak sürdürme çabası” organizasyonların genel amacıyla çelişiyor. “Yüksek yayın/sponsorluk gelirleri”, “yayıncı için fırsat yaratmak”, “evlerde oturan insanlara eğlence sunmak” gibi gerekçeler de pek doğru gözükmüyor. Çünkü yayın gelirlerini yüksek kılan, izleyenlerin eğlenmesini sağlayan unsur: “insanların futbol oyunundan keyif alarak bir araya gelebilmesi”. Bunun mümkün olmadığı böylesine bir kriz anında maçları seyircisiz oynatarak sürdürmeye çalışmak maalesef yanlış bir karar gibi gözüküyor. Ki tüm futbol kuruluşları bu hatalarından en fazla 1 hafta içinde döndüler.

Umarım futbolun yeniden başlayacağı gün belirlenirken, futbolun amacını hatırlayarak daha doğru karar alabiliriz.

YAZAR
Oğuzhan YILMAZ
Argüden Yönetişim Akademisi, Planlama ve Yayılım

Eğer tek başına ıssız bir adada yaşamıyorsan bu blogta konuşulan tüm konular seni de ilgilendiriyor :)

Eğer tek başına ıssız bir adada yaşamıyorsan bu blogta konuşulan tüm konular seni de ilgilendiriyor :)